HOŞ GELDİNİZ!

Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene!

En Büyük Türk, Mustafa Kemal ATATÜRK

SOSYAL BİLGİLER VE TARİH SİTESİ

Yıl 1914. I. Dünya Savaşı çıktı. Osmanlı Devleti toprakları İngiltere, Fransa ve sömürge kuvvetleri, Rusya, Ermeniler, İtalya, Yunanistan gibi sömürgeci devletlerin işgaline uğradı.

Yıl 1922. 1920-1922 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz Kurtuluş Savaşı'nda kazandığımız başarılar sayesinde işgalci devletler, Türkiye'yi terk edip gittiler.

Yıl 1923. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI

(30 EKİM 1918)

   I. Dünya Savaşı sonunda ateşkes isteyen Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Limni Adası'nın Mondros limanında ateşkes anlaşması imzalandı(3O Ekim 1918). Mondros Ateşkes Anlaşması'nı Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı(Denizcilik Bakanı) Rauf (Orbay) Bey imzalamıştır. Rauf (Orbay) Bey daha sonra Milli Mücadele'ye katılacaktır.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Maddeleri:

1. Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Boğazlardaki istihkamlar, (siperler) İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek. İtilaf Devletlerinin Karadeniz'e serbestçe geçişi sağlanacak. Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenliği sona erdi. Anadolu ile Rumeli'nin bağlantısı kesildi. Başkent İstanbul'un güvenliği tehlikeye düştü.

2. Osmanlı ordusu terhis edilecek. Orduya ait silah ve cephane İtilaf Devletlerinin emrine verilecek. Anadolu'yu askersiz ve silahsız bırakarak işgaller karşısında direniş olmasını önlemeye çalıştılar.

3. Osmanlı Donanması İtilaf Devletlerinin gösterecekleri limanlarda göz altında tutulacak. Osmanlı deniz gücünü etkisiz hale getirdiler.

4. Toros tünelleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek.

5. Bütün haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri, İtilaf Devletlerinin denetimi altında bulundurulacak. Bölgeler arasında yardımlaşmaya engel oldular. Anadolu'nun kontrolünü ele geçirdiler.

6. İtilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler (7. madde). Mondros'un en tehlikeli maddesidir.

Bütün Anadolu topraklarının işgal edilebileceğini göstermektedir. Güvenliklerinin tehdit edilmesi bahanesi, işgallere haklılık kazandırmak içindir.

7. Trablusgarp ve Bingazi'deki bütün Türk subayları, en yakın İtalyan garnizonuna; Hicaz, Yemen, Suriye ve Irak'ta bulunan askeri birliklerimiz ise İtilaf Devletlerine teslim olacaklardı. Osmanlı Devleti'nin askeri bakımından güçsüz bırakmayı amaçlamaktadırlar.

8. Doğu Anadolu'daki altı ilde(Vilayet-i Sitte); Diyarbakır, Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ (Harput), Sivas'ta karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri, bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebileceklerdi(24. madde).

Mondros ateşkesten çok kayıtsız şartsız bir teslim belgesidir. Birinci Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri Osmanlı toprakları için aralarında gizli paylaşım anlaşmaları yapmışlardı. Bu nedenle Mondros Ateşkes Anlaşması'na işgalleri kolaylaştırıp, karşı koymayı engelleyecek maddeler yerleştirdiler. 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri filosu İstanbul'a demirleyerek yaklaşık beş asırlık başkentimizi işgal etti.

Mondros'a dayanarak girişilen ilk işgal, İngilizler tarafından Musul'a yapıldı. Bunun dışında;    - İngilizler: Urfa, Antep, Maraş'ı(İngilizler bu yerleri Fransızlara bıraktılar),

   - Fransızlar Ermenilerle birlikte: Adana, Mersin, Dörtyol'u,

   - İtalyanlar: Antalya, Burdur, Isparta ve Konya'yı işgal ettiler.

İngilizler, işgal ettikleri yerler dışında Çanakkale, Eskişehir, Afyon, Samsun, Merzifon ve Batum'a askeri birlik gönderdiler. İşgaller ateşkesin maddelerine aykırıydı. Osmanlı Devleti çok zor durumdaydı.

SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI

(10 AĞUSTOS 1920)

   Ana hatları 24 Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920'de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti'ne verilmişti. Antlaşması'nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr hükümlerini uygulamak üzere, İtilaf Devletleri'nin teşvik ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920'de Anadolu'da ve Trakya'da saldırıya geçti. Bursa'nın, Balıkesir'in, Uşak'ın ve Nazilli'nin ardı ardına işgali ile Sevr'in uygulanmasını sağlamak ve Antlaşma maddelerinde herhangi bir değişikliğe meydan vermemek bu saldırıda esas amaç olmuştu.
   Sultan Vahidettin'in başkanlığında toplanan Şüra-yı Saltanat 22 Temmuz 1920'de "zayıf bir mevcudiyeti, mahva tercih edilmeğe değer" görerek Antlaşmanın onanmasına karar vermiştir. Tevfik Paşa'nın, Türk topraklarını parçalayan, milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan bu antlaşmayı imzalamaması üzerine, Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik(Bölükbaşı) Bey Sevr Antlaşması'nı 10 Ağustos 1920'de imzaladılar.
   Sevr Antlaşması'na göre, Osmanlı İmparatorluğu parçalanıyor, Türk Milleti de yasama hakkından yoksun bırakılıyordu.
   Rumeli sınırımız aşağı yukarı İstanbul vilayetinin sınır olarak tayin olunuyordu. Batı Anadolu(İzmir ve çevresi) Yunanlıları verilecekti. Güney sınırı ise, Mardin, Urfa, Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye'nin kuzeyinden geçmekte ve bu sınırın güneyini Fransa'ya bırakmaktaydı. Doğuda Beyazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan'ı içine alan bir Ermenistan, Irak ve Suriye arasında bir kürt devleti kurulacaktı. Bunun dışında, Türkiye'ye bırakılan topraklar nüfus mıntıkalarına ayrılmakta; İtalyanlar Antalya ve Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya bölgesi üzerinde, İngilizler de Irak'ın kuzey kısmında nüfus bölgeleri tesis ediyorlardı.
   İstanbul'da ise hükümet ve padişah oturacak fakat, İstanbul milletlerarası bir şehir olacaktı. Boğazlar da ordusu, donanması, bütçesi ve organize kuruluşları ile bir komisyon bulunacaktı. Türklere bırakılan bölge, hakimiyet hakkı en ağır şekilde sınırlanmış, Ankara ve Kastamonu vilayetleri ve dolaylarıydı. Sevr'e göre, memleket dahilinde bulunan azınlık, Türklerden daha fazla haklara sahip oluyor, vergi vermeyerek, askeri hizmet yapmayarak imtiyazlı(ayrıcalıklı) bir durumda bulunuyordu. Türk tabiyetinden çıkanlar birçok yükümlülüklerden kurtulduğu gibi, yeniden hiç kimse Türk tabiyetine de giremeyecekti.
   Devletin askeri kuvveti, her bakımdan sınırlanarak azami miktar 50.700 kişi olacak; Tank, ağır top, uçak bulunmayacaktı. Askerlik de gönüllü olacak, donanma ise 7 gambot ve 6 torpidodan ibaret olup, donanmada denizaltı da bulunmayacaktı. Diğer taraftan mali ve iktisadi hükümler, Osmanlı Hükümeti ile Meclisin yetkilerini hiçe saydıracak şekilde sınırlayıcı ve külfet teşkil eder mahiyette olup, Osmanlı Devleti'ni İtilaf Devletleri'nin müşterek sömürgesi haline getiriyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyan devletlerinin temsilcilerinden kurulu Mali Komisyon, Osmanlı Devleti'nin gelir ve giderlerini düzenlemekte ve devletin yetkilerini devletlik sıfatı ile bağdaştırılmayacak şekilde bağlamaktaydı.
   Sevr Antlaşması'nın Osmanlı Hükümeti'nce imzalanması, Anadolu'daki milli mücadele azmini kuvvetlendirmiş, halkın İstanbul Hükümeti'nden ümitlerini kesmesine neden olmuştur.
   Büyük Millet Meclisi, 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşması'nı imzalayan ve bunu onaylayan Şüra-yı Saltanat'ta bulunanların vatan hıyanetiyle itham olunarak vatansız sayılmaları kararını aldı. Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette bağlı görmediğini de ilan etti.

Sevr Barış(?) Antlaşması, TBMM tarafından onaylanmadığı için, geçersiz sayılmıştır.

İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ - 12 MART 1921

1921 yılında, Şanlı Bayrağımızın ve Kahraman Türk Milleti’nin simgesi olacak milli bir marş yazılması için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yarışma açılmış ve kazanana para ödülü verileceği açıklanmıştır. Ülkenin her tarafından pek çok şair, duygu ve heyecanlarını anlatan mısralarla bu katıldığı halde, Mehmet Âkif’in bu yarışmaya katılmadığı görüldü. Nedeni sorulduğunda: ‘’Milli marş para ile yazılmaz’’ cevabını verdi. Arkadaşlarının ısrarları üzerine ve kazanırsa ödül verilmemesi şartı ile yarışmaya katıldı ve hepimizin yüreğinde yer eden İstiklal Marşı’nı yazdı...

CANIMIZ, KANIMIZ, HER ŞEYİMİZ, ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker. Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhidi. Bedrin askerleri ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın. Hercü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab. Seni ancak ebediyetler eder istiab. Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber. Sana âguşunu açmış duruyor peygamber. Bu vatan uğruna canını feda etmiş olan şehitlerimiz, gazilerimiz bu bölümde yer almaktadır...

ERMENİLERİN İDDİALARI ASILSIZ YALANLARDAN İBARETTİR!

Osmanlı Devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, Türk - Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı Devleti'ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir. Özellikle Avrupa'nın bazı büyük devletleri "ıslahat" adı altında bir yandan Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri, Osmanlı yönetimine karşı teşkilatlandırmışlardır. Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni Kiliseleri'nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamıştır...

TARİH NEDİR, TARİHE YARDIMCI BİLİM DALLARI NELERDİR?

Tarih; Geçmişte yaşamış olan insanların, savaşlarını, anlaşmalarını, kültürlerini, uygarlıklarını, yaşayışlarını yer, zaman ve kişi belirterek, kaynaklara dayalı olarak, sebep - sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen bir bilim dalıdır...

TÜRK TARİHİ, ŞANLI ZAFERLERLE DOLUDUR!

Türk Milletinin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Türk sözü, eski çağlardan bu yana kullanılmıştır. Tarihi kaynakların kaydettiği ilk Türk devleti, Hunlar(Asya Hunları)dır. Hunlardan önce de Türk devletlerinin kurulduğu ancak, kaynaklara yansımadığı için kesin bir bilgi edinilememiştir. Tarihi kaynaklar 120 Türk devletinden bahsetmektedir. Bunların bir kısmı beylik, bir kısmı devlet, bir kısmı kavim olarak yaşamıştır...

MALAZGİRT MEYDAN SAVAŞI 1071

Malazgirt Meydan Savaşı, Alparslan komutasındaki Büyük Selçuklu Devleti ile Romen Diyojen komutasındaki Bizans İmparatorluğu arasında 1071 yılında gerçekleşmiştir. Yapılan savaşı Selçuklu Devleti kazanmıştır. Bu savaş sonunda Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştır...

ÇANAKKALE ZAFERİ 18 MART 1915

Türk Tarihi’nde çok önemli bir yere sahip olan Çanakkale Zaferi, 1915 yılında İngiltere ve Fransa ile onların getirdikleri sömürge askerleriyle, Türk Milleti arasında gerçekleşmiş bir savaştır. Düşmanın bir hedefi vardı, o da boğazları geçerek İstanbul’u ele geçirmek ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı etmekti.

I.Dünya Savaşı(1914–1918), itilaf devletleri ile ittifak devletleri arasında gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu aynı safta yer almaktaydı. İtilaf devletleri ise İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletlerden oluşmaktaydı...

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ

Sosyal Bilgiler Dersi, ilköğretim 4-5-6-7-8.Sınıflarda okutulan mecburi derslerdendir. İçerik olarak; Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık Bilgileri, Genel Kültür... konularından oluşmaktadır. Eğitim fakültelerinin Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünü bitiren öğretmen adayları bu öğretmenliğe atanırlar. Önceki yıllarda Eğitim fakültelerinin Tarih Öğretmenliği ve Coğrafya Öğretmenliği bölümünü bitiren öğretmen adayları da Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak atanmaktaydı...

Copyright(Tüm Hakları Saklıdır.) © 2007-2012 - www.etarih.net

Sitemizde bulunan bilgi ve belgeler eğitim amaçlıdır. Sitemizde bulunan bilgi veya belgeler telif hakkı kapsamında ise, sahipleri isterlerse sitemizden en kısa zaman içerisinde silinecektir. Bizimle irtibat için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz. www.etarih.net

SOSYAL BİLGİLER, TARİH, COĞRAFYA, VATANDAŞLIK DERSLERİ SİTESİ