|
HAZIRLAYAN: ALİ BULAÇ
CASİYE SURESİ
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
1- Ha, Mim.
2- Kitab'ın indirilmesi, üstün ve güçlü olan,
hüküm ve hikmet sahibi Allah'tandır.
3- Şüphesiz, mü'minler için göklerde ve yerde
ayetler vardır.
4- Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı
canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.
5- Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya
aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü
diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını
kullanan bir kavim için ayetler vardır.
6- İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; sana
bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah'tan ve O'nun
ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?
7- Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha
düşkün olan herkesin vay haline.
8- Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken
işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi
ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele.
9- Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman,
alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.
10- Arkalarından cehennem (onları
izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamaz. Allah'tan
başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azap vardır.
11- İşte bu (Kur'an) bir hidayettir.
Rablerinin ayetlerini inkar edenler ise, onlar için, (en) iğrenç olanından
acı bir azap vardır.
12- Allah; Kendi emriyle gemiler akıp gitsin
ve O'nun fazlından ararsınız diye, sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur
ki şükredersiniz.
13- Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve
yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen
bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
14- İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları
kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları
(şimdilik) bağışlasınlar."
15- Kim salih bir amelde bulunursa, kendi
lehinedir, kim kötülük yaparsa, artık o da kendi aleyhinedir. Sonra siz
Rabbinize döndürüleceksiniz.
16- Andolsun, Biz İsrailoğulları'na kitap,
hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık
ve onları alemlere üstün kıldık.
17- Ve onlara bu emirden açık belgeler
verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki
'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz Rabbin,
hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
18- Sonra seni de bu emirden bir şeriat
üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve
tutku)larına uyma.
19- Çünkü onlar, Allah'tan (gelecek) hiçbir
şeyi senden savamazlar. Şüphesiz zalimler, birbirlerinin velisidirler. Allah
ise, muttakilerin velisidir.
20- Bu (Kur'an), insanlar için basiret
(nuruyla Allah'a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için
de bir hidayet ve bir rahmettir.
21- Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar,
kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı
sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.
22- Allah, gökleri ve yeri hak olarak
yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara
zulmedilmez.
23- Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve
Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini
mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık
Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor
musunuz?
24- Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya
hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi "kesintisi olmayan
zaman' (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların
bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar.
25- Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz
okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri: "Eğer doğru sözlüler iseniz,
atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası değildir.
26- De ki: "Allah sizi diriltiyor, sonra sizi
öldürüyor, sonra kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi
biraraya getirip-toplayacaktır. Ancak insanların çoğu bilmezler."
27- Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır.
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, (işte) o gün, batılda olanlar hüsrana
uğrayacaklardır.
28- O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş
(veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. "Bugün
yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz."
29- "Bu Bizim kitabımızdır; sizin aleyhinizde
hak ile konuşuyor. Gerçekten Biz, sizin yaptıklarınızı yazıyorduk."
30- Artık iman edip salih amellerde
bulunanlara gelince; Rableri onları Kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan
'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
31- İnkar edenlere gelince; "Size karşı
ayetlerim okunduğunda büyüklük taslayan (müstekbir olan)lar ve
suçlu-günahkar bir kavim olanlar sizler değil miydiniz?"
32- "Gerçekten Allah'ın va'di haktır,
kıyamet-saatinde hiçbir kuşku yoktur" denildiği zaman, siz: "Kıyamet-saati
de neymiş, biz bilmiyoruz; biz yalnızca bir zan (ve tahmin)da bulunup
zannediyoruz; biz, kesin bir bilgiyle inanmakta olanlar değiliz" demiştiniz.
33- Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü
kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları
sarıp-kuşattı.
34- Denildi ki: "Bugününüzle karşılaşmayı
unuttuğunuz gibi, Biz de sizi bugün unutuyoruz. Barınma yeriniz ateştir. Ve
sizin için hiçbir yardımcı yoktur."
35- "Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Allah'ın
ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı." Böylece ne
ordan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul
edilir.
36- Şu halde hamd, göklerin Rabbi, yerin
Rabbi ve alemlerin Rabbi Allah'ındır.
37- Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O,
üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
◄GERİ
Kuran-ı Kerim mealinin hazırlanmasında
www.harunyahya.org sitesi
bilgilerinden yararlanılmıştır. Allah İslam dininin yükselmesi için çalışan
herkesten razı olsun. www.etarih.net |